Reklamları engellediğiniz için biz de mecburen bütçe kısıntısına gitmek zorundayız. Bu yüzden oluşacak sorunlar için şimdiden özür dileriz. (: Sitenin sorunsuz çalışması için lütfen reklam engelini kaldırın!
Paramparça - burada anlamadığım şeylerin başında, "bir annenin kendi
Paramparça
ayşegül
burada anlamadığım şeylerin başında, "bir annenin kendi öz yavrusunu bulduğunda nasıl bu kadar umursamaz olabileceği" geliyor. tamamen gerçek dışı. hiçbir anne, gülseren ve dilara gibi davranmaz. ikisinin de kendi yetiştirdikleri kızları benimsemeleri, sevmeleri çok doğal. sevgi emektir. üstelik öz çocukları zannederek büyüttükleri için bu durum anlaşılabilir. ayrıca, emzirdikleri için de süt annesi oluyorlar. dolayısıyla, ozan ve cansu da öz kardeş kadar yakın sayılabilir. buraya kadar tamam. ancak, hayretler içinde izliyorum, kendi özbe öz evlatlarına her ikisi de ne kadar samimiyetsiz davranıyor. senaristler sanırım bu duygudan yoksunlar. hayvanlar bile yavrularına karşı içgüdüsel olarak farklı bir bağlılık ve sorumluluk hissederken bu dizideki saçmalığı anlamak mümkün değil. hele o dede olacak rahmi denen adamın bırakın öz torunu olmasını, herhangi bir genç kıza, çocuğa kötü davranması yemek yerken eline vurması ne kadar iğrenç. ozan deseniz başka bir vaka.
gelelim şu andropoza girmiş, anlaşılan sadece kadın derdine düşmüş cihan karakterine. senaristlere sormak lazım. sosyolojiden haberleri var mı diye. ya bu toplumda ne huzursuz, hırçın kadınlar var. çok yakından tanıdığımız bir ailenin genç karısı kayınvalidesine, eşinin tüm ailesine sinkaflı küfürler, hakaretler, iftiralar atıyor, annesiyle birlikte. eşyaları kırıp döküyor. eşini (ki mükemmel bir genç) her yerde aşağılıyor üzüyor. adamcağız, sadece iki küçük yavrusu için sabrediyor.
tamam belki bu da yanlış. ama bizim dilara'nın neden bu kadar sevilmediğini anlamaya hakkımız var. eşine, çocuklarına, kayınpederine son derece saygılı ve sevgi dolu, şık, zarif ve hoş bir kadın. namuslu bir eş. dilara, ozan için üzülünce suçlu. ama, gülseren camları kıracak, görümcesinin boğazını sıkacak, hazala alınan kıyafetleri yırtıp, villaya baskına gelerek kızılca kıyamet koparacak kadar varoş ama, bu bile cihanın gözünde onu iyi anne, mükemmel kadın yapıyor! hani, dilara sert bir kadın o yüzden cihan ondan rahatsız diyeceğim olmuyor. zira, gülserenin şirretliği ve varoşluğu yanında dilaranın sertliği katılığı bile daha asil kalıyor.
anlaşıldı. eski türk filmleri klişesi bu. yani, evdeki karınız kötü. dışardaki kadın ne yaparsa yapsın masum, güzel , seksi vb. işin tuhafı ve acı olanı, biran önce yasak aşk başlasın diye sabırsızlanan izleyiciler var. böyle yaparak bu toplumun aile yapısının köküne kibrit suyu dökmek istiyorlar. oysa "bir toplumun ahlakı, o toplumun orta sınıfının ( orta direk de diyebilirsiniz) ahlakıyla ölçülür". bu ünlü bir sosyoloğun çok önemli bir tespitidir. dolayısıyla, çoğunluğu bizler gibi orta direkten oluşan izleyici kitlesinin giderek yozlaşmasına işte böyle diziler ve filmlerle ortam hazırlanıyor. ah, biran önce evli gülserenle , karısıyla mutlu olmayan zavallı cihan (yazııık neler çekmiş adamcağız :))) birlikte olsalar, insanlar derin bir nefes alacaklar.
Paylaş
Oy Ver
Yorum Yaz
Yorumlar
Yorum Yaz